Ara

Hayırsız Ada Katliamı

1910 yılında yani bundan tam 108 yıl önce Hayırsız Ada’da hayvan severleri çok üzen bir katliam yaşanmış. İstanbul’un Şehremini yani Belediye Başkanı Suphi Beyin emriyle halkla iç içe yaşayan, mahallesini sahiplenen köpekler tek tek toplatılmaya ve Tophane’ye götürülmeye başlanmış. Yürekleri sızlatan bu olaya dair bazı iddialar var. Peki gerçekte bu katliamın asıl sebebi neydi?

Hayırsız Ada aslında Sivri Ada’nın diğer adı. Bu ada tarihindeki utanç nedeniyle Osmanlı padişahı 2. Mahmut döneminde Hayırsız Ada ismini almış. Hayvan sever ve merhametli insanların karşı çıkmalarına rağmen bazı kişiler para karşılığı acımasızca köpekleri toplamış. Yaklaşık 80 bin köpek evet yanlış okumadınız tam 80 bin can aç, susuz bu adaya bırakılmış. Bu katliama dair çeşitli iddialar var. Bazı kaynaklar o dönem Fransa’nın İstanbul’daki sokak köpeklerine belirli bir miktar karşılığı talip olduğunu belirterek, “hayvan üzerinde kimyasal deneyler yapma” amacıyla köpekleri istediklerini yazar. Ülkenin her bir hayvan için belirli bir miktar karşılığı köpeklere talip olduğu, bu amaçla masum canların belediye başkanının talimatıyla toplanarak Fransa’ya gönderilmek üzere Tophane sahilinde bekletildiği ve Fransa’nın köpekleri almaktan vazgeçmesi üzerine adaya ölüme terk edildiği iddia edilir. Bazı kaynaklar ise köpek nüfusunun artışı sebebiyle belediyenin böyle bir önlem aldığını belirtir. Her ne sebeple olursa olsun adaya sürgüne gönderilen 80 bin köpek açlık, susuzluk ve kavurucu sıcakla mücadele ederek sonunda birbirlerini parçalamaya başlamış. Hayvanların feryatları İstanbul’un Anadolu yakasından bile duyulur boyuttaymış ki o dönem durumu yerinde gözlemleyen bir Fransız gazeteci durumu şöyle anlatmış,

“Köpeklerin en büyük kısmı sahili takip eden kayalık üzerinde toplanmıştı. Pek çokları güneşin hararetinden kavrulmuş, serinlemek için var güçleriyle suda yüzüyor, son takatlarına kadar suda kalmak istiyorlar. Ötede beride görülen cesetlerin etrafında dolaşarak, çabalayarak bir parça et koparmaya çalışıyorlar... Karadaki diğer kısmı ufak bir gölge bulabilmek için taş kovuklarına sığınmak üzere delik, deşik arıyorlar... Diğer bir kısmı ise adeta delirmiş gibi oraya buraya koşuyorlar, sürekli kendi etraflarında dönüyorlar... Seslerini şimdi tam olarak duyuyorduk. İşittiğimiz bu feryatlar köpek havlaması değil adeta insan feryadı idi.”

Üzerinden 108 yıl geçen bu katliamın ardından 3 Haziran haftası birçok hayvan sever katledilen canları anmak için Hayırsız Ada’daydı. Yapılan anıtın önüne çiçekler konularak, dualar edildi. Tarihe düşülen bu katliam notu aslında hepimizin utancı… Neresinden bakılırsa bakılsın bu durumun savunulacak bir yanı yok. Fransız hükümetinin talebi yani “kimyasal deney amacı” başlı başına hayvanları işkence ederek öldürmek demek. Hayırsız Ada’ya gönderilmeleri ise o korkunç sonu sadece biraz daha kısaltmış. Günümüze baktığımızda da geçen 108 yılda değişen pek bir şey yok. Hayvanlara karşı şiddet halen devam ediyor. Artık adalara sürgüne gönderilmiyorlar belki ama barınaklarda, sokaklarda zehirleniyor, silahla vuruluyor, tecavüze uğruyor, dayak yiyor, aç ve susuz bırakılıyorlar. Bu vebal tüm insanlığın… Dostlarımızla ilgili farkındalığın artması için “Hayvan Sevgisi” ilkokul döneminde ders olarak verilmeli. Ancak bu şekilde bilinçli nesiller yetiştirebiliriz.


© 2023 by The Artifact. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon