Ara

Plaza Hayatı

Biz fani beyaz yakalılar… Her iş günü, aynı ortamda daha doğrusu aynı fanusun içinde (açılmayan plaza camı diye bir gerçek var) kariyerimizi yukarıya taşımak adına çabalayıp duruyoruz. Çalışmaktan şikayetçi değiliz işleyen demir ışıldar ama evet plaza hayatından şikayetçiyiz. Bu şikayetler öyle bir hal almış durumda ki sonu mesleki tükenmişliğe kadar varabiliyor ve sonunda bir istifa kağıdıyla nihayete eriyor. Özellikle son zamanlarda yaygınlaşan bırakıp gitme isteği, mutsuzluğumuzu açıkça sergiliyor. Çalışanlar eskiden daha mı mutluydu acaba, yoksa bizi bu plaza hayatı mı yordu?


Çok değil bundan bir 10-15 yıl öncesine kadar plaza kültürü bu kadar yaygınlaşmamıştı. Evet çalışanlar yine 8-9 saatini iş yerinde geçiriyormuş ama daha verimli, daha mutlularmış. Bunu ben demiyorum araştırmalar gösteriyor. Örneğin plazada, yüksek katlı binalarda çalışmanın stresi tetiklediği, gerilim tipi baş ağrısı ve migreni arttırdığı tespit edilmiş. Öyle ki eğer öğle yemeğini dışarıda yemiyorsanız gün içinde plazadan dışarı başınızı bile çıkarmıyorsunuz. Bir arkadaşım sık sık migren atakları yaşıyordu ve ‘Temiz hava alamadığım için doktor sık tekrarladığını söyledi’ demişti. Bu bilinen sonuçlardan sadece biri. Gerginliğimiz ve stresimizde ayrı bir boyut. Asansöre bindiğimizde özellikle sabah saatleriyse birbirimize ‘Günaydın’ demeyi bile esirgeyebiliyoruz. Stresimiz öyle üst seviyede ki ara sıra iş nedeniyle birbirimizi bile kırıyoruz. Yöneticimizin istediği o tüm raporları dört dörtlük hazırlayıp, ardından kahve molalarında kriz geçiriyoruz. Kızıp, küsünce ‘Çekip gideceğim abi buradan, İtalya’da çalışma şartları şöyleymiş, Kanada’da böyleymiş’ diye söylenip duruyoruz. Özellikle son zamanlarda popüler olan konu kendi işini kurmak veya ‘Ege’de ya da Akdeniz’de bir kasabaya yerleşip organik tarım yapmak’. Böyle hayalleri olmayana da alıştıra alıştıra hayal kurdurtuyor plaza hayatı😊 Çevrenizde hepinizin tanıdığı bir plaza çalışanı vardır. Hatta belki de sizsiniz o kişi. Hayaller, suretler, şikayetler, mutluluklar hep aynı farkında mısınız? Bu saydıklarımdan çoğunu yaşamayan var mı aramızda?


Geçtiğimiz günlerde çok sevdiğim bir dostumla sohbet ederken Alaçatı tatilinden bahsetti ve hiç dönmek istemediğini söyledi. Orada tanıştığı bir işyeri sahibi ile iş yaşamından, plaza hayatından bahsetmişler. Köklü bir firmadan üst düzeyde emekli olan iş yeri sahibinin cümleleri aynen şöyle ‘Şimdi ki aklım olsa plazada kariyer için vaktimi boşa harcamazdım. Şu an yaptığım işe aşkla sarılırdım. Dünyanın farklı şehirlerini dolaşıp bu işin detaylarını daha fazla öğrenmek istiyorum ama yaşım ve sağlığım el vermiyor artık.’ Çalışmaya kesinlikle karşı değil, tam tersi şu an yaptığı işi nasıl geliştirebilirim fikirlerinin peşinde. Şikayet ettiği şey özgürlüğümüz kısıtlanmışçasına sabah girip, akşam çıktığımız, kısa kış günlerinde gün ışığı bile göremediğimiz, elimizde laptoplar toplantıdan toplantıya koştuğumuz bu ortam…


Şu aralar birçok şirket esnek çalışma saatleri sistemini farklı bir boyuta taşımaya başladı. Çalışanlarını plaza ortamından kurtarmak isteyen bazı firmalar yeni yöntemler geliştirmeye başladılar. Haftada iki gün home office çalışmak, her gün işyerine gitmek yerine anlaşmalı hazır ofislerde işleri takip etmek, toplantıları Skype üzerinden ve haftanın sadece belirli günleri yapmak, coworking sektöründeki imkanları sonuna kadar kullanmak gibi farklı olanaklarla çalışanlarının daha verimli olmasını amaçlıyor. Bende home office çalıştığım günlerde, diğer günlerden daha fazla verimli çalıştığımı ve daha fazla iş bitirdiğimi fark ettim. Bu tarz çalışmaların bir diğer avantajı da firmaların servis, yemek gibi maliyetlerini daha aza indirgemesi. Diliyorum dünya çapında yaygınlaşmaya başlayan bu süreç ülkemizde de kısa sürede hayata geçer. Böylelikle plazadan kafamızı çıkardığımız zaman çekip gitme isteklerimiz, sabah sürünerek uyanmalarımız, benzer şikayetlerimiz oldukça azalabilir. Gitmek isteyen tabi ki yine gidebilir ama kalan sağlar bizimdir. Ne dersiniz?

© 2023 by The Artifact. Proudly created with Wix.com

  • Facebook Social Icon
  • Twitter Social Icon
  • Instagram Social Icon
  • YouTube Social  Icon